Sınav kaygısı; öğrencinin öncesinde öğrendiği bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanamaması ve başarısının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır.

Bazı öğrenciler sınavdaki başarı düzeyini genelleyerek, bunu kişiliğinin başarı ya da başarısızlığı olarak değerlendirebilir. Bu durum sınavın sürecinden çok sınavın sonucuna odaklanmaya neden olur.

Sınav kaygısı yaşayan kişide zamanla çeşitli seviyelerde fiziksel, bilişsel, davranışsal ve duygusal semptomlar görülür. Fiziksel semptomlar kalp çarpıntısı, terleme, titreme, ağızda kuruluk ve bulantı gibi şikayetler olabilir.

Sınav kaygısı, ders çalışırken başarısızlık düşüncelerine, ders materyalini dikkatli okuma ve anlamada yetersizliğe, çalışma zamanını kötü kullanmaya, ödevlerden, sunum ya da sınavlardan kaçınmaya çalışma neden olur.

Peki Sınav Kaygısı ile Başa Çıkmanın Yolları Neler?

Öncelikle kaygı bastırılmamalı, onun varlığı kabul edilmeli ve tanımaya çalışılmalıdır. Kaygının temelinde nelerin olduğu tespit edilmeli ve o sorunlar giderilmelidir. Öğrencinin gerçekçi olmayan inançlarını sorgulamak ve onları başka bir perspektiften ele almak gerekir. Öğrencinin yeterli ve yetersiz yanlarını saptayıp geliştirilmesi gereken alanlara yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Bunlara ek olarak öğrenci; nefes egzersizleri, gevşeme egzersizleri ve dikkatini başka noktalara odaklama tekniklerini kullanarak kaygıyı ve korkuyu kontrol altında tutabilir.

Bu süreçte çocuklarla birlikte anne, babalar da kaygıyı yoğun olarak yaşar ve onlara da önemli sorumluluklar düşer. Ebeveynlerin sınav sürecinde çocuklarıyla ilgilenmesi, desteklemesi, çocuğun sorumluluklarını üstlenmesini sağlaması, çocuğun fikir ve isteklerine değer vermesi, övgü ve eleştiride aşırıya kaçmaması, her koşulda onu desteklediğini hissettirmesi, sakin ve huzurlu bir aile ortamı sunması gerekir.

Öğrencilerde kaygıyı azaltma yolunda sadece profesyonel kişi ve kurumlara başvurmalıdır.